Beyaz eşyada yeni fiyat artışı gündemde: Yeter ki üretim sürsün

Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği (TÜRKBESD) Başkanı ve BSH Gelişen Pazarlar Bölgesi Üst Yöneticisi (CEO) Gökhan Sığın, enflasyonun devam ettiğini, asgari ücret artışının da fiyatlara bir ayarlama getirdiğini kaydederek, “Fiyatlar biraz daha ileri gidebilir. Tüketici fiyat artışları ve enflasyondan korkuyor, beyaz eşya almak isteyen tüketiciler kararlarını ötelemiyorlar” dedi.

Gökhan Sığın ile beyaz eşya sektörünü konuştuk.

  • İlk dört aylık verileri açıkladınız, nasıl görüyorsunuz gidişatı?

Yıla başlarken Cumhuriyetin 100. yılı diye hepimiz gayet heyecanlıydık. Ama depremle hayatımız değişti. İlk dört ayda yurtiçi satışlar yüzde 14 artarak 3 milyon 179 adete ulaşırken ihracat yüzde 24 daralarak 6 milyon 699 adede geriledi. Küresel ekonomik faktörlerin etkisiyle sektörün ihracat performansı zorlu bir süreçten geçiyor. Avrupa’da talep daralması riski sürüyor.

  • İhracattaki düşüş neden kaynaklandı?

Aslında beklediğimiz bir düşüştü. Çünkü salgından sonra Avrupa’da ev içi harcama çok artmıştı. Ancak Rusya Ukrayna savaşından sonra hem enerji ile ilgili kaygıların artması hem de tüketicinin kendini güvende hissetmemesi ve enflasyonla yüzleşmeye başlamasıyla harcamalar kısılmaya başladı. Avrupa’da talep azaldı.

TÜKETİCİ KORKUYOR

  • Yıl geneli için ihracatta nasıl bir grafik olacak?

Maliyetleri mümkün olduğu kadar fiyatlara yansıtmamaya çalışıyoruz. Döviz kurunun yaratabileceği dönemsel daha olumsuz durumlara rağmen üretimimizi kısmak gibi bir planımız yok.

İhracat pazarlarının talebi azaldı ama iç pazarda geçen yıla göre daha iyi rakamlar oldu. Tüketici bir an önce almaya çalışıyor. Çünkü tüketicimiz fiyat artışları ve enflasyondan korkuyor, beyaz eşya

almak isteyen tüketiciler kararlarını ötelemiyorlar. Bu geçen yılın ilk üç ayına göre daha kuvvetli bir istek Türkiye’de. Zamdan mümkün olduğunca kaçınmak istiyor.

İhracatın azalacağını öngördüğümüz için aynı zamanda malzemeler tarafından fiyat baskısı da devam ettiği için biz olabildiğince en uygun fiyatı oluşturmaya çalışıyoruz. Geçen yılın sonundan bu yana sektör kampanyalara hiç ara vermedi. Çünkü ihtiyaç ürünleri satıyoruz. Çamaşır makinesi, buzdolabı, fırın olağanüstü ürünler değiller. Biliyoruz ki bu ürünler hanehalkının bütçesi içinde çok önemli yatırımlar haline geliyorlar. Geçen yıl kasımdan bu yana hız kesmeden kampanyalar yapılıyor ki hiç olmazsa üretim ve istihdam kaybı yaşanmasın.

2022’NİN OLUMSUZ ETKİLERİNE DEVAM

  • Peki ne olursa bu kapasiteler tehlikeye girer?

Deprem büyük bir riskti. Uluslararası piyasalarda gerginliğin artması tüketicilerin moralini bozacağı için işi bozar. Zaten büyük riskleri 2022’de gördük etkileri de daha devam ediyor.

  • Sektörde bir yatırım iştahı var mı?

BSH olarak cevaplayım. Biz şimdiye kadar hangi yıl hangi koşullar olursa yatırımı hiç kesmedik. Hem kapasite artışı hem yeni ürün geliştirmeye yönelik yatırımlarımız oldu. Dağıtıma yönelik yatırımlarımız devam etti. 1996’dan bu yana BSH Türkiye’de görmediğimiz seçim görmediğimiz kriz kalmadı. Ama yatırımlarımız devam ediyor.

  • Değişim alışkanlıkları nasıl?

Hanelerimiz çok daha titizler ve daha sık kullanılıyor. Bizde çamaşır makinesi, bulaşık makinesi Avrupalı hanelere göre daha sık çalıştırılıyor. Bir beyaz eşya ortalama 7-10 yıl kullanılıyor.

FİYAT ARTIŞLARI SÜRECEK

  • Fiyat artışları ne seviyede?

Geçen yıl maliyet artışlarının yaklaşık yüzde 20-25 gerisinde fiyat artışı yaptık. Maliyetleri sineye çektik. O dönem maliyet artışları yüzde 107 mertebesindeydi. Fiyat artışları da yüzde 70-75 mertebesinde kalmıştı.

  • Seçim sonrası asgari ücrete yine bir zam gündemde, bu maliyetlere ve fiyatlara nasıl yansır?

O dönem geldiğinde yeni koşullar neyse etkisi direkt olacak. Kur aylardır aynı seviyelerde, ihracat gelirlerimiz pek değişmedi. Ama ücret artışları maliyetlere büyük etki yapmaya başladı.

  • Bu yılı nasıl kapatacaksınız?

Bu yılı ikiye bölmüştük. Seçim öncesi ve sonrası. Seçimi vatandaş çok gündemine alıyor. Herkes taleplerini tercihlerini seçime göre ayarlıyor. Yılın ilk yarısında seçimlere giderken enflasyondan korkan tüketicinin talebini ötelemeyeceğini, zamanında alışveriş yapacağını öngörerek yapmıştık.

  • Yani tüketicide her gün zam olacak beklentisi mi var?

Hayır. Malzeme fiyatları yıldan yıla kıyaslama yapınca artmaya devam ediyor. Enflasyon devam ediyor. Asgari ücret artışı da fiyatlara bir ayarlama getiriyor. Haziran sonunda ya da başka bir frekansta tekrar asgari ücret artışı olmasını beklersek bunun ürün fiyatlarına yansımaları devam edecektir. Kur şu anda ne kadar stabil olsa da yılın başından beri bu seviyeye geldi. Son dönemde biraz daha değer kaybetti TL. Alım kuru ile satış kuru arasında ciddi fark var, eninde sonunda bu da maliyetlere yansıyor. Tüm bunları düşündüğümüzde fiyatlar biraz daha ileri gidebilir. Bizim temennimiz hiç ileri gitmemesi.

HİÇ KOLAY BİR YIL OLMADI

  • Avrupa’nın talebi ne zaman eski seviyesine gelir?

Avrupalı tüketicinin morali çok hızlı bozuluyor, çok yavaş düzeliyor. İhracat düşüşünde en büyük pay Avrupa’da. Üretimimizin dörtte üçü ihracata gidiyor.

  • İhracatın böyle devam etmesi durumunda üretim rakamlarını bu seviyede tutmak zor olacak öyleyse?

Talebin geri gelmesi tüketici güveninin geri gelmesiyle alakalı Avrupa’da. Ama önümüzdeki dönem endüstrimiz için zor olacak mı? Hep zordu, hiç kolay olmadı. 2023 evellki yıllardan daha zor olacak mı? Farklı sorunlarla karşı karşıya gelebiliriz belirsizlik her zamanki gibi var.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir